Cerrahi rijit endoskop sistemlerinde teknik servis neden üst düzey mikro optik uzmanlık gerektirir?
Minimal invaziv cerrahinin (kapalı ameliyatlar) temel vizyonunu oluşturan rijit endoskop teleskopları; batın boşluğundan eklem içine, kafa tabanından mesaneye kadar insan vücudunun cerrahi alanlarını sıfır geometrik distorsiyon, gerçek renk tonları ve kristal netliğinde derinlik algısıyla cerrahın monitörüne taşıyan en kritik optomekanik enstrümanlardır. Tıp literatüründe bükülmez paslanmaz çelik tüpler içinde çalışan bu optik enstrümanlara genel olarak rijit endoskop, uygulanan cerrahi tekniklere ise rijit endoskopi adı verilir.
Geleneksel ince hava aralıklı mercek dizilimlerinin aksine modern bir rijit endoskopi aygıtı, Profesör Harold Hopkins tarafından geliştirilen devrim niteliğindeki Hopkins rod-lens (cam çubuk mercek) optik sistemini kullanır. Bu mimaride, havanın yerini özel kırılma indeksine sahip uzun silindirik cam çubuklar alır; hava aralıkları ise yalnızca mercekler arasındaki mikron kalınlığındaki boşluklara indirgenir. Bu sayede rijit optik, 2.7 mm ila 10 mm arasındaki gövde çapında standart lenslere kıyasla 80 kat daha fazla ışık geçirgenliği, üstün kontrast ve geniş görüş alanı sağlar. Ancak cam hacminin havacılık toleranslarında sıkı dizildiği bu hassas yapı, en küçük mekanik darbeye ve termal şoka karşı aşırı kırılgandır.
Ameliyathane ortamında trokardan çıkarılırken uygulanan kontrolsüz kaldıraç kuvvetleri, cerrahi alet sepetine düşürme darbeleri veya motorlu shaver/koter temasları; dış paslanmaz çelik gövdede gözle görülmesi güç mikro eğrilmelere (bükülmelere) yol açar. Bir rijit teleskopun dış tüpü yalnızca birkaç mikron esnediğinde dahi, içindeki onlarca rod lens eksenel merkezini (optical axis) kaybeder. Lenslerin birbirine çarparak çatlaması okülerden bakıldığında "hilal şeklinde siyah gölge" (half-moon shadow) oluşturur, ışık kırılması dağılır ve cerrahi görüntü tamamen kararır.
Bununla birlikte rijit cerrahi optikleri, her vakadan sonra 134°C sıcaklıkta 3 bar doymuş buhar basıncı üreten otoklav sterilizasyon döngülerine maruz kalır. Distal uçtaki safir pencereyi tutan altın lehim (gold solder) veya lazer kaynak contasında oluşacak mikroskobik bir yorulma; basınçlı buharın lens tüpünün içine hücum etmesine yol açar. İçeri sızan nem, operasyon esnasında soğuk batın ortamıyla karşılaştığı anda cam yüzeylerinde kalıcı buğulanma (fogging) yaratır; nem kuruduğunda ise lens kaplamalarında mineral lekeleri ve mantarlaşma bırakarak optiği kullanılamaz hale getirir. EndoVisions biyomedikal optik laboratuvarı; temiz oda şartlarında optik kolimatörler, mikro lazer kaynak istasyonları, kurşunsuz rod-lens hizalama fikstürleri, kuru azot (N2) gazı basım vakum odaları ve USAF 1951 çözünürlük testleriyle rijit teleskoplarınızı sıfır toleransla cerrahi güvenilirliğe kavuşturur.