Koloproktolojik muayene ve müdahale sistemlerinde teknik servis neden ileri mekanik ve optik hassasiyet gerektirir?
İç ve dış hemoroidal hastalıkların evrelendirilmesinde, anal fissürlerin, fistül iç ağızlarının, anal kriptitlerin, hipertrofik papillaların ve anorektal bölgedeki neoplastik lezyonların tanı ve tedavisinde anal kanal ile distal rektumu doğrudan gözlemlemeyi sağlayan rijit proktoskop cihazları; proktoloji ve kolorektal cerrahinin en sık başvurulan temel çalışma enstrümanlarıdır. Tıp literatüründe anal sfinkter mekanizması aşılarak bu anatomik sınırın incelenmesi ve ofis içi girişimlerin yapılması sürecine proktoskopi adı verilir. Çapları 15 mm ila 24 mm, boyları ise çoğunlukla 6 cm ila 15 cm arasında değişen bu sistemler; anal kanal mukozasını açığa çıkaran paslanmaz çelik bir kovan (barrel), kovanın travmasız girişini sağlayan konik uçlu bir mandren (obtüratör) ve distal ucu aydınlatan entegre fiber optik ışık iletim demetinden meydana gelir.
Her ne kadar uzun gövdeli bir kolonoskop veya rektoskop cihazı gibi karmaşık rod-lens dizilimleri barındırmasa da, bir proktoskopi aygıtının klinik başarısı ve hasta güvenliği mikromekanik yüzey kalitesine ve optik aydınlatma homojenliğine doğrudan bağımlıdır. Anal kanal, insan vücudunun somatik duyusal sinir lifleri açısından en yoğun ve ağrıya en duyarlı bölgelerinden biridir. Muayene kovanının ağzında veya obtüratörün ucunda düşürme, çarpma ya da aşındırıcı kimyasal temizleyiciler nedeniyle oluşacak mikroskobik bir çapak, metal çentiği veya pürüz; giriş anında son derece vasküler olan anal mukoza ve anoderm tabakasında yırtılmalara, şiddetli kanamalara ve anal sfinkter spazmına yol açar. Bu nedenle servisimizde kovan iç ve dış yüzeyleri cerrahi pürüzlülük standardı olan Ra < 0.2 µm ayna parlaklığına kadar mikronluk elektro-polisaj işlemlerinden geçirilir.
Bununla birlikte hemoroidlerin lastik bant ligasyonu (RBL), skleroterapi enjeksiyonları veya infrared koagülasyon seanslarında cerrahın tek görüş kaynağı, kovan cidarından distal uca uzanan entegre koherent olmayan fiber optik cam lifleridir. Koter kıvılcımları, sklerozan ajanların (fenol, polidokanol) kimyasal sızıntıları ve ameliyathanede her gün tekrarlanan 134°C buhar otoklav döngüleri; optik liflerin yapıştırıcı reçinesini yakar ve liflerin giriş/çıkış yüzeylerinde kararmalara yol açar. Işık iletimi %50'nin altına düşen bir proktoskop, linea dentata seviyesindeki mikro lezyonların ve aktif kanama odaklarının seçilmesini imkansızlaştırır. Ayrıca cerrahi işlemler sırasında hava insüflasyonu sağlayan cam sızdırmazlık kapaklarında veya luer aspirasyon kanallarında meydana gelen contalama kaçakları, cerrahi sahanın kollabe olmasına neden olur. Tıpkı sigmoidoskopi, laparoskopi veya rijit histeroskop sistemlerinde olduğu gibi, proktolojik enstrümanlarda da korozyon veya optik yıpranma klinik riski tırmandırır. EndoVisions biyomedikal optomekatronik laboratuvarı; optik fotometreler, yüzey pürüzlülük profilometreleri, mikro argon kaynak istasyonları ve 134°C basınçlı otoklav simülasyon odalarıyla proktoskopi donanımlarınızı sıfır doku travması güvencesiyle revize eder.