Veteriner cerrahide kullanılan rijit teleskoplarda teknik servis neden hassas biyomedikal mühendislik gerektirir?
Küçük hayvan cerrahisinde minimal invaziv laparoskopik ovariektomi (kapalı kısırlaştırma), karaciğer ve böbrek biyopsileri, gastropeksi ve kriptorşidizm operasyonlarında batın içini aydınlatan bir laparoskop; köpeklerin dirsek displazisinde (FCP), omuz osteokondritisi (OCD) ve diz menisküs lezyonlarında eklem boşluğunu milimetrik netlikle görüntüleyen bir artroskop; üriner sistem taşlarında ve üretra darlıklarında kullanılan bir sistoskop; ya da göğüs boşluğu tümörlerinde başvurulan bir torakoskop teleskopu, modern veteriner ameliyathanesinin temel optik omurgasını oluşturur. Hayvan sağlığında bükülmez paslanmaz çelik tüpler içerisinde çalışan bu optik cerrahi metodolojiye genel olarak veteriner rijit endoskopi adı verilir.
Klasik hava aralıklı mercek dizilimlerinin yerine Profesör Harold Hopkins tarafından geliştirilen Hopkins rod-lens (cam çubuk mercek) mimarisini kullanan bu rijit teleskoplar, ince gövde çaplarında (1.9 mm ila 5.0 mm) geleneksel optiklere kıyasla 80 kat daha yüksek ışık akısı ve geniş görüş alanı sağlar. Ancak veteriner hekimlikte hastaların anatomik ve davranışsal dinamikleri, bu hassas cam çubukları beşeri cerrahiye göre çok daha yıkıcı mekanik streslere maruz bırakır. Bir köpekte laparoskopi operasyonu yapılırken trocar kanülü içinden geçen optik, hayvanın solunum hareketleri, asistan hekimin kaldıraç şeklinde kuvvet uygulaması veya pozisyon değişiklikleri nedeniyle mikron düzeyinde bükülür. Şaft yalnızca 0.03 mm eğrildiğinde bile içteki silindirik rod lensler optik eksenini (optical axis) kaybederek birbirine çarpar. Merceklerin mikro çatlaklar vermesi, oküler vizörden veya 4K kameradan bakıldığında hilal şeklinde siyah gölge (half-moon shadow) yaratır, görüşü daraltır ve cerrahın derinlik algısını tamamen yok eder.
Bununla birlikte köpeklerin dirsek veya omuz eklemlerinde gerçekleştirilen artroskopi ameliyatlarında, dar eklem boşluğunda dakikada 3.000 ila 5.000 devirle dönen motorlu shaver bıçakları, radyofrekans ablasyon probları ve kıkırdak forsepsleri teleskopla aynı milimetrik koridorda çalışır. Shaver ucunun teleskopun distal ucuna anlık bir teması dahi safir pencereyi parçalayabilir veya altın lehim bileziğini patlatabilir. Ayrıca batın içi damar mühürlemede kullanılan LigaSure veya ultrasonik disektörlerin sıçrattığı termal kıvılcımlar distal safir camda kraterler oluşturur. Üstelik kan, kemik tozu ve enfekte sıvılarla temas eden bu teleskoplar her operasyon sonrasında 134°C sıcaklıkta ve 3 bar doymuş buhar basıncında otoklav sterilizasyonuna girer. Safir pencereyi şafta bağlayan lazer kaynağında veya altın lehim contasında oluşacak mikroskobik bir yorulma çatlağı; otoklav buharının lens tüpünün içine hücum etmesine yol açar. İçeri dolan nem, soğuk CO2 gazıyla veya eklem irrigasyon sıvısıyla karşılaştığı anda mercek yüzeylerinde kalıcı buğulanma (fogging) meydana getirir. Tıpkı küçük hayvan fleksibl gastroskopi veya egzotik hayvan mikro endoskop uygulamalarında olduğu gibi, rijit cerrahi teleskoplarda da optik sızıntı operasyonun yarıda kalmasına neden olur. EndoVisions biyomedikal optik laboratuvarı; temiz oda şartlarında optik kolimatörler, mikro lazer kaynak istasyonları, eksenel salgı (runout) doğrultma tezgahları ve kuru azot (N2) basım odaları kullanarak veteriner rijit optiklerinizi sıfır distorsiyon garantisiyle revize eder.